|
|
|
Lost Dizisinin Sırrı Çözüldü |
İşte Lost’un sırrı;
FISILTILAR KİME AİT?
Ada, doğal bir mineral(black rock). Alvar Hanso’nun dedesi
Magnus Hanso’nun niyeti köleleriyle birlikte bu efsanevi
black rock’ı patlatıp elde edeceği madeni satmaktı. Bir
fırtınaya yakalanarak karaya vurdular. Magnus kurtuldu,
köleler öldü. Adayı terk etmek için bir sal inşa etti.
Kölelerin çığlıkları kulaklarındaydı. Aslında onları
gerçekten duyuyordu. Black rock elekromanyetik aktiviteyi,
sesi, düşünceyi, hafızayı kaydediyordu. Aynı zamanda ona
geleceğiyle ilgili sezgisel bir fikir de veriyordu. Bir
gemi yapıp eve döndü. Gemisiyle adaya makul bir mesafede
seyrederek meditasyon halinde, taşın ona gelecekle ilgili
anlattıklarını telakki etti. Bunları ticaret hayatında
kullanarak adanın sırrıyla birlikte varisi Alvar Hanso’ya
bırakabilecek kadar muazzam bir servete sahip olacaktı.
GİZEMLİ SAYILAR
Valenzetti adlı matematikçi, dünyanın sonuna dair
‘4,8,15,16,23,42’ sayılarını içeren bir formül
hesaplamıştı. Bu sayıların her yerde olduklarını ve
dünyanın sonunun tahmininde önemli olduğunu iddia
ediyordu. Alvar formülü ögrendi ve adanın kendisine
verdigi bilgiyle alakalı bularak Valenzetti ile Dharma
İnisiyasyonu`nu oluşturdu. Amaç bu sayıları değiştirerek
dünyayı öngörülen korkunç sondan kurtarmaktı. Alvar
insanlığın iyiliği için adayı bazı kalifiye insanlarla
paylaşması gerektiğini biliyordu. Bu yüzden
bilimadamlarını ve psişik sınırlara dayanan güçlere sahip
özel çocukları adaya getirdi.
ADADAKİ İSTASYONLAR
Adada kurulan istasyonlarda kaderin değiştirilemezliği
teorisini sınayan deneyler yapıldı. Bu deneylerden biri
Swan’dı. Aslında test edilen şey, görevlerine olan
inanlarının kaderi yerinden bir milimetre oynatıp
oynatamayacağıydı. İşe yaramadı. Sorunlu kaderin adada
hapsedilmesine karar verildi.
MERAK EDİLEN JACOB KİM?
Çocukların en özeli Jacob zihniyle objeleri
oynatabiliyordu. Madem black rock hafızayı
depolayabiliyordu, Jacob da kayanın gücünün yoğun olduğu
yere yerleştirildi ve bir bilim adamı ordusunun gözlemi
altında kayadan kaderi emmeye çalıştı. Daha sonra
‘incident’ olarak bahsedilecek patlama gerçekleşti. Jacob
bu patlamayla cismani formunu kaybedip black rock
tarafından emildi. Ama nesneleri hala oynatabiliyordu.
Kendini taş halinde hareket ettirebiliyordu. Siyah bir toz
bulutu halinde hareket edip çeşitli şekillere
bürüyebiliyordu.
KADERİ DEĞİŞTİREMEDİLER
Patlama enerjinin serbest bırakılmasını gerekli kılmıştı.
Yoğunlaşan enerji bilim adamlarının kader üzerindeki
araştırmalarının sürmesini sağlıyor, enerjinin periyodik
olarak boşaltılması ise başka felaketleri önlemeye
yarıyordu. Swan’ın artık gerçek bir amacı vardı.
Elektromanyetik enerjinin her 108 dakikada bir yakındaki
bir başka uyduya aktarılması gerekiyordu. Bu iş için
Radzinsky ve İnman atandı. Fakat onlar kaderin
değişmeyeceğini düşündüler. Bununla birlikte incident,
dünyanın felaketine yol açacak olan bir anomali
yaratmıştı. |
|